Tarifelerin kesişimi

Emir maliyeti: iki tarife, tek emir

13 dk · Veriler: 29 Eylül 2026

İki aracı kurum, ABD hissesi alımında farklı ücret yapıları kullanıyor. Biri emir başına sabit bir ücret alırken, diğeri hisse başına bir oran ve bir taban ücret uyguluyor. Bu yapılar doğrudan karşılaştırılamaz; çünkü birinin ucuzluğu emrin büyüklüğüne bağlıdır. Bu sayfada, aynı emrin iki kurumda nasıl fiyatlandığını ve hangi noktada kesiştiklerini anlatıyoruz. Yukarıdaki tablo, güncel tarifelerle bu karşılaştırmayı canlı olarak gösteriyor.

Aynı emir, iki tarife

Aynı emrin her iki kurumda kaça mal olduğu, yayımlanmış tarifelerden hesaplanmıştır.

Emir büyüklüğüMidasGedikDaha ucuz
1 adet$1,50$1,00Gedik Yatırım
5 adet$1,50$1,00Gedik Yatırım
10 adet$1,50$1,00Gedik Yatırım
20 adet$1,50$1,00Gedik Yatırım
30 adet$1,50$1,50eşit
50 adet$1,50$2,50Midas
100 adet$1,50$5,00Midas
200 adet$1,50$10,00Midas

Tarife anlık görüntüsü: 13.10.2026 07:35

Farklı tarife yapıları

İlk kurum, emir başına sabit bir ücret alıyor. Emrin büyüklüğü ne olursa olsun, komisyon aynı kalıyor. Bu yapı, büyük emirler için avantajlı olabilir; çünkü ücret emir başına sabittir.

İkinci kurum ise hisse başına bir oran uyguluyor, ancak bir taban ücret de koyuyor. Yani emir küçük olsa bile belirli bir asgari ücret ödeniyor. Hisse adedi arttıkça toplam ücret de artıyor.

Kesişim noktası

Bu iki yapı, belirli bir hisse adedinde kesişiyor. O noktanın altında sabit ücretli kurum daha pahalı olabilirken, üstünde hisse başına ücretli kurum daha pahalı hale geliyor.

Yukarıdaki tablo, bu kesişimi gösteriyor. Tablo, aynı emrin iki kurumdaki toplam komisyonunu hesaplıyor ve hangi kurumun daha ucuz olduğunu belirtiyor.

Taban ücretin etkisi

Hisse başına ücretli kurumun taban ücreti, küçük emirlerde belirleyici oluyor. Örneğin, çok az hisse alındığında, hisse başına oran düşük olsa bile taban ücret nedeniyle toplam maliyet yüksek kalıyor.

Bu yüzden, küçük emirlerde sabit ücretli kurum daha ucuz olabilir. Ancak emir büyüdükçe, hisse başına oranın etkisi artıyor ve taban ücretin önemi azalıyor.

Büyük emirlerde durum

Emir büyüdükçe, sabit ücretli kurumun avantajı belirginleşiyor. Çünkü sabit ücret, toplam maliyetin küçük bir yüzdesi haline geliyor. Buna karşılık, hisse başına ücretli kurumda maliyet doğrusal olarak artıyor.

Ancak bu, her zaman sabit ücretli kurumun daha ucuz olduğu anlamına gelmez. Kesişim noktasından sonra hisse başına ücretli kurum daha pahalı olabilir, fakat aradaki fark emir büyüklüğüne göre değişir.

Komisyonun ötesi

Bu karşılaştırma yalnızca yayımlanmış komisyonları içeriyor. Kurumların uyguladığı kur farkı, saklama ücreti veya diğer masraflar dahil değil.

Dolayısıyla, yalnızca komisyona bakarak toplam maliyeti değerlendirmek eksik kalır. Özellikle küçük emirlerde kur farkı komisyonu aşabilir.

Nasıl karar vermeli

Öncelikle, almayı düşündüğünüz hisse adedini belirleyin. Ardından, yukarıdaki tabloda o adet için iki kurumun komisyonunu karşılaştırın.

Unutmayın ki bu tablo yalnızca komisyonu gösteriyor. Kur farkını ve diğer masrafları da hesaba katmak için kurumların uyguladığı kuru kontrol etmeniz gerekir.

Küçük emirlerde sabit ücret hızla ağırlaşır

Az sayıda hisse alırken sabit ücretin toplam maliyete oranı çok yükselir. Emir küçüldükçe bu ücret sabit kaldığı için hisse başına düşen maliyet artar. Yatırımcı, komisyonun asıl işlem değerinin önemli bir kısmına ulaştığını fark etmez. Tablo bu durumu açıkça ortaya koyar; küçük adetlerde sabit ücretli tarife, hisse başına ücretli tarifeye göre belirgin biçimde pahalıdır. Dolayısıyla düşük bütçeli emirlerde fiyat farkı özellikle hissedilir.

Küçük emirlerde maliyetin yüzdesel karşılığı, getiri beklentisini de etkiler. Birkaç hisse alırken ödenen sabit ücret, pozisyonun başlangıçtaki değer kaybı gibi çalışır. Bu kaybın kapanması için hissenin belirli bir oranda yükselmesi gerekir. Oysa hisse başına ücretli tarifede aynı emirde ödenen toplam komisyon çok daha düşüktür. Bu yüzden küçük emir sahipleri, sabit ücretin dezavantajını tabloyu inceleyerek kolayca görebilir.

Yatırımcılar sıklıkla yayımlanan tarifede yazan sabit ücreti tek başına değerlendirir. Oysa bu ücretin emir büyüklüğüne göre ne anlama geldiği asıl belirleyicidir. Küçük bir emirde sabit ücret, işlem değerinin yüzde birkaçına denk gelebilir. Hisse başına ücret ise adetle orantılı olduğundan küçük emirlerde doğal olarak düşük kalır. Bu mekanizma, sayfadaki canlı tabloda somut biçimde izlenebilir.

Büyük emirlerde hisse başına ücret katlanarak artar

Emir büyüklüğü arttıkça hisse başına ücretin toplam maliyeti doğrusal biçimde büyür. Her hisse için alınan komisyon, yüzlerce veya binlerce hisseyle çarpıldığında ciddi bir tutara ulaşır. Sabit ücretli tarifede ise toplam maliyet emir büyüklüğünden bağımsız kalır. Bu nedenle belirli bir adedin üzerindeki emirlerde sabit ücretli tarife daha avantajlı hale gelir. Tablo, bu kırılma noktasının hangi büyüklükte gerçekleştiğini gösterir.

Büyük emir veren yatırımcılar için hisse başına ücret, işlem maliyetini hızla yükseltir. Örneğin birkaç bin hisse alırken her hisse için ödenecek komisyon, toplamda sabit ücretin çok üzerine çıkabilir. Bu durumda sabit ücretli kurum, büyük hacimli işlemlerde daha düşük toplam maliyet sunar. Ancak yatırımcılar çoğu zaman sadece birim ücrete bakar ve toplamı hesaplamaz. Canlı tablo, bu tür karşılaştırmaları zahmetsizce yapma imkânı sağlar.

Büyük emirlerde maliyet farkı, emrin toplam değeri içinde küçük bir yüzde gibi görünse de mutlak tutar olarak önemlidir. Hisse başına ücretin yüksek olduğu durumlarda, büyük emirde ödenen toplam komisyon yatırımcının beklediğinden fazla olabilir. Sabit ücretli tarife ise bu senaryoda öngörülebilir ve sınırlı bir maliyet sunar. Bu yüzden büyük emir planlayanlar, tablodaki kesişim noktasını dikkate almalıdır.

Taban ücret, küçük emirlerde hisse başına tarifeyi de pahalılaştırır

Hisse başına ücretli tarifede uygulanan taban ücret, küçük emirlerde belirleyici olur. Hesaplanan hisse başına komisyon taban ücretin altında kaldığında, kurum taban ücreti tahsil eder. Bu durumda küçük emir sahibi, aslında sabit bir ücret ödemiş gibi olur. Dolayısıyla hisse başına tarife, her zaman düşük komisyon anlamına gelmez. Tablo, taban ücretin devreye girdiği emir büyüklüklerini açıkça ortaya koyar.

Taban ücretin etkisi, emir büyüklüğü arttıkça azalır. Hisse sayısı çoğaldıkça, hisse başına hesaplanan komisyon taban ücreti aşar ve gerçek oran uygulanır. Bu noktadan itibaren maliyet doğrusal olarak artmaya başlar. Küçük emirlerde ise taban ücret, sabit ücretli tarifeyle yarışacak düzeyde bir yük oluşturur. Yatırımcıların bu gizli sabit maliyeti göz ardı etmemesi gerekir.

Taban ücret, tarifeleri karşılaştırırken dikkat edilmesi gereken en kritik unsurlardan biridir. Yayımlanan oran düşük görünse de taban ücret, küçük emirleri sabit ücretli kuruma yaklaştırabilir. Bu durum, iki tarife arasındaki farkın sanıldığı kadar büyük olmamasına yol açar. Canlı tablo, taban ücretin etkisini farklı emir senaryolarında göstererek bu yanılgıyı giderir.

Kesişim noktası, karar vermeden önce kontrol edilmeli

İki tarifenin kesiştiği emir büyüklüğü, hangi kurumun ucuz olduğunu belirler. Bu noktanın altında hisse başına ücretli tarife, üstünde sabit ücretli tarife avantajlıdır. Yatırımcı, planladığı emir büyüklüğünün bu noktaya göre nerede kaldığını bilmelidir. Tablo, kesişim noktasını canlı verilerle gösterir ve karar vermeyi kolaylaştırır. Böylece yatırımcı, her emir için doğru kurumu seçebilir.

Kesişim noktası, hisse fiyatına ve adede bağlı olarak değişebilir. Bu yüzden yatırımcılar, sabit bir kural yerine her emir öncesi güncel durumu kontrol etmelidir. Tablodaki veriler, anlık fiyat ve tarife bilgilerine dayanır. Bu sayede yatırımcı, yanlış bir genelleme yapmaktan kaçınır. Özellikle sık işlem yapanlar, kesişim noktasındaki değişimleri takip etmelidir.

Kesişim noktasını bilmek, sadece maliyet tasarrufu sağlamaz; aynı zamanda işlem stratejisini de etkiler. Örneğin küçük emirler veren bir yatırımcı, hisse başına ücretli kurumu tercih ederek maliyetini düşürebilir. Büyük emirlerde ise sabit ücretli kurum daha mantıklıdır. Bu dinamik, sayfadaki tablo aracılığıyla net biçimde anlaşılır.

Komisyon hesaplanırken hisse fiyatı değil, adet belirleyicidir

Hisse başına ücretli tarifede maliyet, hisse fiyatından bağımsız olarak adet üzerinden hesaplanır. Pahalı bir hisseden az adet almakla, ucuz bir hisseden çok adet almak aynı komisyona yol açabilir. Yatırımcılar genellikle işlem tutarına odaklanır, ancak komisyon adede bağlıdır. Bu yüzden aynı bütçeyle farklı hisseler alındığında komisyon tutarı değişir. Tablo, bu ayrımı netleştirerek doğru karşılaştırma yapılmasını sağlar.

Sabit ücretli tarifede ise adet veya fiyat fark etmeksizin komisyon aynıdır. Bu durumda pahalı bir hisse alırken komisyonun işlem tutarına oranı düşer. Ucuz bir hissede ise aynı sabit ücret, daha yüksek bir yüzdeye denk gelir. Yatırımcılar, hangi tarifenin kendilerine uygun olduğunu değerlendirirken bu mekanizmayı göz önünde bulundurmalıdır. Canlı tablo, farklı fiyat ve adet kombinasyonlarını göstererek bu etkiyi açığa çıkarır.

Adet bazlı düşünmek, özellikle parçalı alım yapan yatırımcılar için önemlidir. Aynı hisseden küçük parçalar halinde alım yapıldığında, her emir için ayrı komisyon ödenir. Hisse başına ücretli tarifede bu durum, toplam maliyeti artırabilir. Sabit ücretli tarifede ise her parça için aynı ücret ödenir. Bu yüzden emirleri birleştirmek, maliyet açısından daha verimli olabilir.

Yayımlanan tarife, gerçek maliyetin yalnızca bir parçasıdır

Komisyonun yanında döviz çevrimi, saklama ve vergi gibi başka maliyetler de vardır. Yatırımcı, toplam maliyeti hesaplarken yalnızca komisyona bakmamalıdır. Kur farkı, özellikle küçük emirlerde komisyonu aşabilir. Bu sayfada komisyon karşılaştırması yapılırken, diğer maliyetlerin de farkında olmak gerekir. Site, bu maliyetleri ayrı sayfalarda detaylı biçimde ele alır.

Komisyon tarifeleri şeffaf olsa da döviz çevrimindeki fark çoğu zaman gizlidir. Yatırımcı, TL'yi dolara çevirirken kurumun uyguladığı kur farkını öder. Bu fark, komisyonla kıyaslandığında ciddi bir tutara ulaşabilir. Dolayısıyla emir maliyeti hesaplanırken kur farkı da hesaba katılmalıdır. Aksi halde ucuz görünen bir tarife, toplamda pahalıya dönüşebilir.

Yatırımcılar, komisyon karşılaştırması yaparken sadece bu sayfadaki tabloya güvenmemelidir. Tablo, komisyon maliyetini net biçimde gösterir; ancak toplam maliyet için diğer unsurlar da incelenmelidir. Site, kur farkı ve saklama ücretleri gibi konuları ayrı sayfalarda işler. Böylece yatırımcı, bilinçli bir karar vermek için gerekli tüm bilgilere ulaşır.

Emir büyüklüğüne göre strateji değiştirmek gerekir

Yatırımcılar, işlem büyüklüklerine göre farklı kurumları tercih edebilir. Küçük emirler için hisse başına ücretli kurum uygunken, büyük emirler için sabit ücretli kurum avantajlıdır. Bu esneklik, toplam maliyeti önemli ölçüde azaltabilir. Ancak her iki kurumda hesap açmak ve yönetmek ek çaba gerektirir. Yatırımcı, işlem sıklığına ve büyüklüğüne göre bir karar vermelidir.

Sık işlem yapan küçük yatırımcılar, hisse başına ücretli tarifeyi kullanarak her emirde tasarruf edebilir. Nadiren büyük emir verenler ise sabit ücretli kurumu seçerek maliyetini sabitleyebilir. Bu yaklaşım, komisyonun toplam getiri üzerindeki etkisini azaltır. Tablo, hangi büyüklükte hangi kurumun ucuz olduğunu gösterdiği için strateji belirlemeyi kolaylaştırır.

Emir büyüklüğüne göre strateji değiştirmek, sadece komisyon açısından değil, aynı zamanda işlem alışkanlıkları açısından da önemlidir. Örneğin düzenli küçük alımlar yapan bir yatırımcı, sabit ücretli kurumda her seferinde yüksek komisyon öder. Hisse başına ücretli kurumda ise maliyet düşük kalır. Bu yüzden yatırımcılar, kendi işlem profillerini analiz etmeli ve buna uygun kurumu seçmelidir.

Küçük emirlerde taban ücret iki tarifeyi de aynı noktaya çeker

Emir büyüklüğü çok düşük olduğunda, hisse başına ücretin toplamı taban ücretin altında kalabilir. Bu durumda aracı kurum, hisse başına hesaplanan tutarı değil taban ücreti tahsil eder. Böylece iki farklı tarife yapısı aynı sonucu verir; sabit ücretli kurum ile hisse başına ücretli kurum aynı komisyonu keser.

Taban ücretin devreye girdiği bölge, küçük emirler için karşılaştırma yapmayı anlamsızlaştırır. İki kurumun yayımladığı taban ücret birbirine yakınsa, komisyon farkı ortadan kalkar. Oysa sayfadaki tablo, yalnızca formüle göre hesaplanan değerleri gösterir; taban ücret ayrıca uygulanır ve bu yüzden tabloda görünmeyen bir eşitlenme yaşanır.

Pratikte, hisse başına tarifeli kurumdan alınacak birkaç adetlik emirde, yatırımcı taban ücreti öder. Aynı emri sabit ücretli kurumdan geçirse de ödeyeceği tutar benzerdir. Dolayısıyla küçük emirlerde komisyon farkı aramak yerine, iki kurumun taban ücretlerini yan yana koymak daha anlamlıdır. Tablo bu ayrımı yapmadığı için, yatırımcının kendi emir adedine göre taban ücreti hesaba katması gerekir.

Kesişim noktasının altında kalan emirlerde karar taban ücretle verilir

Farklı tarife yapılarına sahip iki kurumun komisyon eğrileri bir noktada kesişir. Bu kesişim noktasının altındaki emir adetlerinde, hisse başına ücretli kurumun komisyonu sabit ücretli kurumdan düşük olabilir. Ancak bu yalnızca taban ücret devreye girmediğinde geçerlidir. Emir adedi o kadar düşükse ki hisse başına hesaplanan tutar taban ücretin altında kalıyorsa, sonuç taban ücret olur.

Bu yüzden kesişim noktasının hemen solundaki emirlerde, yatırımcının ödeyeceği komisyon taban ücrete eşittir. Tablo üzerinde iki çizgi farklı seviyelerde görünse de, fiili tahsilat aynıdır. Karar verirken yalnızca eğrilerin konumuna bakmak yanıltır; taban ücretlerin farkı kapatıp kapatmadığına bakılmalıdır.

Özellikle ilk kez ABD hissesi alacaklar, düşük adetli emirlerle başlar. Bu adetler çoğunlukla taban ücret bölgesine denk gelir. Böyle bir durumda iki kurum arasında komisyon farkı yok gibidir. Asıl fark, döviz dönüşümünde veya diğer işlem ücretlerinde ortaya çıkar. Dolayısıyla emir büyüklüğü taban ücretin altında kaldığı sürece tarife karşılaştırması ikinci plandadır.

Büyük emirlerde hisse başına ücretin toplamı sabit ücreti hızla aşar

Emir adedi arttıkça, hisse başına ücret doğrusal biçimde büyür. Sabit ücretli kurumda ise komisyon adetten bağımsızdır; yalnızca emir başına bir tutar alınır. Bu yüzden büyük emirlerde hisse başına tarife, sabit ücretin çok üzerine çıkar. Sayfadaki tablo bu farkı net şekilde gösterir: adet sütunu ilerledikçe iki sütun arasındaki makas açılır.

Yatırımcı, büyük bir emir girmeyi planlıyorsa, kesişim noktasının sağında hangi kurumun ucuz olduğunu bilmek yeterli değildir. Farkın ne kadar büyüdüğü de önemlidir. Çünkü hisse başına ücret küçük görünse de, yüzlerce veya binlerce adetle çarpıldığında ciddi bir tutara ulaşır. Bu tutar, sabit ücretli kurumun komisyonunun birkaç katı olabilir.

Bu nedenle büyük emirlerde tarife yapısı tek başına belirleyicidir. Sabit ücretli kurum, yüksek adetli işlemlerde neredeyse her zaman avantajlıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta daha vardır: bazı kurumlar büyük emirlerde ek ücret veya farklı bir dilim uygulayabilir. Tablo yalnızca yayımlanan standart tarifeye göre hesaplandığı için, büyük emir özelinde güncel tarife kontrol edilmelidir.

Emir adedi kesişim noktasına yaklaştıkça küçük farklar önem kazanır

Kesişim noktasının hemen altında ve üstünde, iki kurumun komisyonları birbirine çok yakındır. Bu bölgede birkaç adetlik fark, hangi kurumun daha ucuz olduğunu değiştirebilir. Yatırımcı, emir adedini tam sınırda planlıyorsa, hangi tarafın avantajlı olduğunu bilmek için tabloya dikkatle bakmalıdır. Ancak tablodaki değerler, anlık kur ve hisse fiyatına göre değil, yalnızca tarifedeki formüle göre hesaplanır.

Bu bölgede komisyon farkı çoğu zaman birkaç dolar seviyesindedir. Bu fark, toplam emir maliyeti içinde küçük bir paya denk gelir. Fakat yatırımcı aynı emri sık sık tekrarlıyorsa, bu küçük farklar birikerek anlamlı bir tutara ulaşır. Bu yüzden kesişim noktasına yakın emirlerde, komisyon farkından çok döviz çevrimindeki farkın toplam maliyeti nasıl etkilediğine odaklanmak gerekir.

Ayrıca, iki kurumun taban ücretleri kesişim noktasını etkileyebilir. Taban ücretlerden biri yüksekse, kesişim noktası daha yüksek adetlere kayar. Bu durumda, düşük adetli emirlerde hisse başına tarifeli kurum daha avantajlı görünürken, aslında taban ücret nedeniyle iki kurum da aynı tutarı alıyor olabilir. Karar vermeden önce her iki tarifenin taban ücretleri de karşılaştırılmalıdır.

Hisse fiyatı komisyonu değil, yalnızca toplam işlem hacmini etkiler

ABD hisselerinde komisyon, hisse fiyatına göre değil, emirdeki hisse adedine göre hesaplanır. Pahalı bir hisseden az adet almakla, ucuz bir hisseden çok adet almak aynı komisyonu doğurabilir. Yatırımcılar çoğu zaman hisse fiyatına bakarak maliyet tahmini yapar; oysa sayfadaki tablo yalnızca adede göre düzenlenmiştir. Bu yüzden emir girmeden önce adet bilinmelidir.

Toplam işlem hacmi, hisse fiyatı ile adedin çarpımıdır. Komisyon, adede bağlı olduğu için, aynı hacimdeki iki emir farklı komisyon üretebilir. Örneğin, yüksek fiyatlı bir hisseden az adet almak düşük komisyon getirirken, düşük fiyatlı bir hisseden çok adet almak yüksek komisyon getirir. Bu ayrım, özellikle bütçesini hisse fiyatına göre planlayanlar için önemlidir.

Ayrıca, döviz dönüşümü sırasında toplam hacim daha belirleyici olur. Çünkü döviz çevrimi, emrin toplam dolar tutarı üzerinden yapılır. Komisyon adede bağlıyken, döviz dönüşüm maliyeti hacme bağlıdır. Bu nedenle yatırımcı, yalnızca komisyonu değil, toplam maliyeti hesaplarken her iki büyüklüğü de ayrı ayrı değerlendirmelidir.

İki kurumun tarifesi aynı emirde kesişse de, döviz dönüşümü kararı değiştirebilir

Komisyon tarifeleri bir emir adedinde eşitlenebilir; bu kesişim noktası tabloda açıkça görülür. Ancak bir kurum döviz dönüşümünde daha avantajlıysa, toplam maliyet farklı olur. Yatırımcı yalnızca komisyon tablosuna bakarak karar verirse, döviz dönüşümündeki farkı gözden kaçırır. Oysa döviz dönüşümü, komisyondan bağımsız bir maliyet kalemidir ve her iki kurumda da uygulanır.

Döviz dönüşüm farkı, kurumun uyguladığı alış-satış kuruna bağlıdır. Bu fark yayımlanmadığı için, yatırımcı iki kurum arasında bu açıdan karşılaştırma yapamaz. Ancak pratikte, dönüşüm farkı komisyonu aşabilir. Özellikle büyük hacimli emirlerde, dönüşüm farkı toplam maliyetin en büyük bileşeni haline gelir. Bu yüzden komisyon kesişim noktası, karar vermek için tek başına yeterli değildir.

Yatırımcı, emir büyüklüğü ne olursa olsun, her iki kurumun döviz dönüşüm uygulamasını anlamalıdır. Bazı kurumlar dönüşümü otomatik yaparken, bazıları yatırımcının döviz bakiyesi tutmasına izin verir. Döviz bakiyesi tutabilen yatırımcı, dönüşümü kendi kontrolünde yaparak maliyeti düşürebilir. Bu imkân, komisyon farkından daha belirleyici olabilir.

Temettü ödemesi yaklaştığında emir büyüklüğüne göre tarife seçimi önem kazanır

Temettü ödemesi öncesinde hisse almak isteyen yatırımcı, emir adedini temettü getirisine göre belirleyebilir. Bu durumda komisyon, elde edilecek temettünün bir kısmını götürür. Küçük emirlerde sabit ücret, temettü getirisinin önemli bir bölümünü yutabilir. Bu yüzden temettü amaçlı küçük alımlarda, hisse başına tarifeli kurum taban ücret uygulamıyorsa daha mantıklı olabilir.

Öte yandan, temettü getirisi elde etmek için büyük miktarda hisse alınacaksa, sabit ücretli kurum avantajlıdır. Çünkü komisyon adetten bağımsız olduğu için, temettü getirisi üzerindeki yük düşük kalır. Hisse başına tarifeli kurumda ise büyük adetlerde komisyon artar ve temettü getirisini azaltır. Bu hesaplama, temettü verimine göre değil, toplam temettü tutarına göre yapılmalıdır.

Ayrıca, temettü ödemesi sonrasında hisse fiyatında düşüş yaşanabilir. Bu düşüş, yatırımcının toplam portföy değerini etkiler. Komisyon maliyeti, bu fiyat hareketinden bağımsızdır. Dolayısıyla temettü stratejisi güden yatırımcı, komisyon ve döviz dönüşüm maliyetlerini, beklenen temettü getirisiyle karşılaştırmalıdır. Aksi halde, temettü kazancı komisyon ve dönüşüm farkıyla eriyebilir.

Öne çıkanlar

Ücret yapısıSabit
Ücret yapısıHisse başına
KesişimVar
Taban ücretVar

Sıradaki

Sık gelen sorular

Emir maliyeti hakkında sorular

Sabit ücret ile hisse başına ücret arasındaki fark nedir?

Sabit ücret, emir başına alınan ve emrin büyüklüğünden bağımsız bir tutardır. Hisse başına ücret ise alınan her hisse için belirli bir oranın çarpılmasıyla hesaplanır, ancak genellikle bir taban ücretle sınırlandırılır. Bu nedenle küçük emirlerde taban ücret, büyük emirlerde ise oran belirleyici olur.

Hangi kurum daha ucuz?

Bu, emrin büyüklüğüne bağlıdır. Küçük emirlerde sabit ücretli kurum, büyük emirlerde ise hisse başına ücretli kurum daha ucuz olabilir. Yukarıdaki tablo, belirli bir emir için hangisinin ucuz olduğunu gösterir.

Taban ücret ne işe yarar?

Taban ücret, hisse başına ücretli kurumun küçük emirlerde zarar etmesini önler. Emir ne kadar küçük olursa olsun, en az bu tutar tahsil edilir. Bu yüzden az hisse alırken maliyet yüksek görünebilir.

Komisyon dışında hangi maliyetler var?

Kur farkı, saklama ücreti, hesap işletim ücreti gibi kalemler olabilir. Bu sayfada yalnızca komisyon karşılaştırılıyor; diğer maliyetler için ilgili sayfalara bakın.

Tablodaki rakamlar ne kadar güncel?

Tablo, tarife sayfalarının belirli bir tarihte okunmuş halidir. Tarifeler nadiren değişse de değişebilir. Karar vermeden önce kurumların güncel tarifelerini kontrol edin.

Bu site neyi ölçüyor

Yayımlanan komisyon değil, toplam maliyet

İki aracı kurumun tarifelerini aynı emirde karşılaştırıyor, kur farkının varlığını kaydediyor ve ABD hissesi almanın Türkiye'deki gerçek maliyetini ortaya koyuyoruz.